(ANALİZ) 22 Mayıs’ın şifresi: Yıldırım’ı başbakan yapmanın mı maliyeti yüksek, yapmamanın mı?

Cumhurbaşkanı, AKP’ye kimi yeni genel başkan olarak atayacak; dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni başbakanı kim olacak? Siyaset bu sorunun cevabına kililenmiş durumda. Aslında Tayyip Erdoğan’ın kafasında  cevap belli. Bugün de değil. Çok önceden beri belli. Ama günlük hadiseleri bile kamuoyu yoklamaları ile test eden ve ona göre politika geliştiren Erdoğan, son ana kadar bazı faktörleri göz önünde bulunduracaktır. 

http://ahmetdonmez.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/digg_48.png http://ahmetdonmez.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://ahmetdonmez.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://ahmetdonmez.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://ahmetdonmez.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png
Devamı

17 Aralık’ın savcı ve polisleri, Türkiye Cumhuriyeti’nin namusunu kurtardı!

nokta capsNOKTA | Fatih VURAL

2000 yılı başında gazeteciliğe adım atan Ahmet Dönmez, belediye muhabirliği ile başladığı çalışma hayatını, AKP ve Başbakanlık muhabiri olarak devam ettirdi. Bu yönüyle AKP’yi ve Erdoğan’ı, Türkiye’de en iyi bilen gazeteciler arasında yer alan Dönmez’i kamuoyu, 17-25 Aralık sürecinden sonra Erdoğan’a sorduğu yolsuzluklarla ilgili sorularla tanıdı. Gazetecilik birikimini, “Yüzde On-Adil Düzenden Havuz Düzenine” adlı kitapla taçlandıran Ahmet Dönmez, hemen ardından Ufuk Köroğlu’yla birlikte kaleme aldığı “17 Aralık-Sıfır Noktası” adlı kitabını yayımladı.

http://ahmetdonmez.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/digg_48.png http://ahmetdonmez.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://ahmetdonmez.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://ahmetdonmez.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://ahmetdonmez.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png
Devamı

Zaman’a şükran… Oğluma mektup …

IMG-20160305-WA0018Ah benim canım oğlum. Ne çok severdim ‘Gazete’deki Esat’ı … Belki yıllar sonra hatırlamıyor olacaksın ama inan bu yüzden çok severdim pazarları. Seninle dış kapıdan içeri girdiğimizde, sırtında çantanla biraz mahcup, biraz heyecanlı ilk adımlarını sevgiyle izlerdim. Ben turnikeden kart okutup geçerken sen alttan süzülürdün. Ve illa ki asansörün düğmelerine sen basmak isterdin. Hangi katta ne var, hepsini bilirdin. Benim işimi çok severdin. Belki bu yüzden, ‘büyüyünce olacağın’ ilk şeydi ‘gazetecilik’. Hatta binaya gelince bir sevda kaplar içini, kendi kendine A4 kağıtlarından gazete yapardın. Kendince içine resimler çizer, haberler yazardın. Sonra onları bana zımbalatıp “Çıkardığım gazeteyi anneme gösterelim” derdin. Burada ne güzel abiler, ablalar da edindin, hatırlarsın. “Aslıhancığım”ların, “Ayşenurcuğum”ların, “Koraycığım”ların olmuştu…

Ne tuhaf oğlum; yıllarca o abilerinin, ablalarının ve babanın kullandığı, emeklerini kattıkları o binada yarın tufeyliler dolaşmaya başlayacak. Henüz ‘namahrem’ kavramını bilmiyorsun; ‘namahrem’ çiğneyecek ayak izlerimizi. Bizim masalarımıza oturacaklar. Bizim elbise dolaplarımıza ceketlerini asacaklar. Bizim toplantı odamızda bize küfür edecekler. Ve o namus bildiğimiz sayfalardan bize hakaret edecekler. Bizim geçtiğimiz kapılardan geçecek, bizim bahçemizden yürüyüp arabalarına binecekler. Kafeteryamızda çay içecekler. Her pazar senin koşuşturduğun, kahkahalarınla çınlattığın koridorları onların arsız gülüşleri kaplayacak. 

IMG-20160305-WA0013Diyorum ya, seninle bir ritüelimizdi o bizim. Pazarları severdim bu yüzden. Ben Zaman’ın içindeki o Esat Ziya’yı çok severdim. Benimle çay almaya inişini, gazete çalışanları ile diyaloglarını, eğlencelerini hiç unutamam. Masama oturup neşeli haykırışlarla haber yazışın kulaklarımdan silinmez, hiç sanmıyorum. Bir süre sonra personel kimliklerimize özenip kendi yaptığın bir kartı boynuna asmaya başlayışındaki masumiyet gibi… Ve yine aynı çocuksu vecd ile bana namazları hatırlatmanı, mescide inişimizi, orada her seferinde bana “Hadi baba tavana ellemeye çalış” deyişini ve benim her zıplayışımda katıla katıla gülüşünü de elbette… Sırf bunun için bile olsa affedemem bu zalimleri. Hayatımızı çaldılar oğlum. Neşemizi, anılarımızı, masallarımızı çaldılar. 

IMG-20160305-WA0015Biliyorsun ben çok çok uzaklardayım şimdi. Annen anlattı. Bugün bir ara Zaman’ın önünden yapılan yayınları görmüşsün. “Çok öfkelendi” diyor annen. “Yani babam artık haber yapamayacak mı? Babam gazetecilik yapamayacak mı?” diye sormuşsun. Çok severdin işimi. Hayrandın. Diyorum ya, hayallerimizi çaldılar. En çok da seninkileri. 

Olsun! Gün gelecek bu mektubu yeniden okuyacaksın. O zaman anlayacaksın. Bu çekilenlerin, ödenen bu bedellerin boşuna olmadığını. Babanla da, o abi ve ablalarınla da gurur duyacaksın. Yarın bizim yerimize gelip kurulacak olanlar çoktan çekip gitmiş olacak. Belki sen cebinde gerçek bir gazeteci kimliğiyle o kapıdan adımını atacaksın yine. O masaya yeniden oturup gerçek bir gazete çıkarıyor olacaksın… ‘Dönemin başbakanını’ eleştiren bir haberi yazdıktan sonra, bakışlarını şöyle bir masalarda, sandalyelerde, duvarlarda gezdirip gülümseyeceksin. Kalkıp kafeteryaya inecek, bir çay isteyeceksin. O çok iyi bildiğin asansörden tekrar yukarı çıkarken içinden minnetle bugün yaşananları anımsayacaksın. Bugün gözüne takılan o görüntü şöyle bir tüllenip geçecek zihninden. Ve “İyi ki vardınız babacım” diyeceksin. “İyi ki sizler vardınız”… 4 Mart 2016

http://ahmetdonmez.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/digg_48.png http://ahmetdonmez.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://ahmetdonmez.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://ahmetdonmez.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://ahmetdonmez.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png
Devamı

Saray’ın 9 Haziran planı adım adım işledi

aCumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 7 Haziran seçimlerinden sonra 4 gün boyunca kamuoyu önüne çıkmamıştı. Bu süre zarfında kurmaylarıyla toplantı üstüne toplantı yapan Erdoğan, ince hesaplara dayalı bir yol haritası çıkardı. 9 Haziran akşamı Başbakan Ahmet Davutoğlu ile yaptığı görüşmede, bu yol haritası büyük ölçüde netleşmişti. Zaman, 13 Haziran’da bu yol haritasını, “Saray’ın 3 aşamalı erken seçim planı” başlığıyla haberleştirmişti. Erdoğan, eski Kültür ve Turizm Ömer Çelik’le 14 Haziran’da Huber Köşkü’nde 4.5 saat süren bir görüşme yaptı. Burada da plana san hali verildi. 5 aylık sürede bu plan harfi harfine hayata geçirildi ve amacına ulaştı. AK Parti, siyasi tarihte eşine az rastlanır bir seçim zaferine imza attı.
     3 aşamalı planın birinci ayağı, seçmene “Mesajınızı aldık” imajı verilerek gerilim dilinin terkedilmesiydi. İkinci ayağı, koalisyonun kurdurulmaması ama faturanın muhalefete kesilmesiydi. Üçüncü ayağı ise terör ve şiddet eylemlerinin HDP’ye fatura edilmesiydi.
    “5 ayda ne oldu da AKP oylarını 8 puan birden artırdı?” sorusuna AKP içerisinden bile sağlıklı bir analiz getirilemezken cevap biraz da bu planda gizli. 3 aşamanın haricinde detaylarda başka başlıklar da vardı. Deniz Baykal hamlesi ile CHP, Tuğrul Türkeş hamlesi ile MHP, Celal Doğan ve Levent Tüzel hamleleri ile de HDP’de çatlaklar oluşturuldu. Muhalefete Meclis başkanı seçtirilmeyerek yüzde 60’lık blok dağıtıldı. Muhalefet RTÜK’e bile başkan seçemeyerek beceriksiz bir görüntü oluşturdu. “Türkiye’nin en büyük sorunu muhalefet” algısı yerleşti.
     AKP, koalisyon görüşmelerine aslında sonuç almama odaklı başlamasına rağmen CHP ve MHP bu oyunu deşifre edemedi. İktidar partisinin “uyutma taktiği” başarılı oldu. MHP’nin üzerine “Hayırcı” etiketi yapışırken CHP de bu zaman zarfında kendi oyununu kurmak yerine AKP’nin oyununda bir figüran modeli çizdi. Erken seçimin müsebbibi AKP iken başarılı bir PR çalışması ile sorumluluk MHP’ye yüklendi. Seçmen, koalisyon kurulamamasının faturasını sadece MHP’ye kesti, AKP’yi sorumlu tutmadı.
     PKK’nın eylemleri HDP’nin siyaset dilini aşındırırken Selahattin Demirtaş’ın da seçim öncesi performansından eser kalmadı. HDP, kendisine yönelen emanet oyları koruyamadı. Artan terör eylemleri için tepki sadece HDP’ye yöneldi. AKP’nin çözüm sürecindeki yanlışlarının PKK’yı güçlendirmiş olmasına herhangi bir itiraz gelmedi. Bu açıdan hem MHP hem de HDP oylarının AKP’ye kayması gibi ilginç bir siyasi sonuç elde edildi.
     Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın meydanlara inmemesi, AKP’nin ‘başkanlık sistemini’ dile getirmemesi, Davutoğlu’nun ‘kibir, şımarıklık ve israf’ özeleştirileri de seçmeni etkiledi. Hemen her kesime ekonomik vaatlerde bulunulması da büyük rol oynadı. Vatandaşa bir yandan havuç bir yandan da sopa gösterildi. Bir yanda 7 Haziran’dan dersini almış ve millete yeniden vaatlerde bulunan bir AKP vardı. Bir yanda da “Biz olmazsak kaos olur, terör artar, beyaz Toros’lar geri gelir, ekonomi çöker, istikrara oy ver’ korkutmacasına sarılan AKP vardı. Genel Başkan Yardımcısı M. Ali Şahin’in, “1 Kasım’da tek başına iktidar olamazsak üçüncü bir seçim gündeme gelebilir” çıkışı da seçmenin gözünü korkuttu.
    Sonuç olarak AKP Japon mühendisler gibi detaylı bir çalışma ile yeni bir oyun kurarken muhalefet buna cevap veremedi. Seçmen, bir tek AKP’yi inandırıcı buldu. 7 Haziran’da kendisine verilen krediyi iyi kullanamayan muhalefet partileri, seçmenin gözünde “Bunlara ülke teslim edilmez” konumuna düştü. 3 Kasım 2015

Haberin linki: http://www.zaman.com.tr/politika_muhalefet-seyredince-ak-partinin-erken-secim-plani-saat-gibi-isledi_2325422.html

http://ahmetdonmez.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/digg_48.png http://ahmetdonmez.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://ahmetdonmez.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://ahmetdonmez.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://ahmetdonmez.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png
Devamı

(HABER YORUM) Zarrab hayırsever, Akın İpek terörist

cDevletin bütün mali suç ve istihbarat birimlerinin didik didik incelemesine rağmen ancak “Mükemmel” raporu verebildiği İpek Koza grubu için savcı, kara para isnadında bulundu. TBMM Soruşturma Komisyonu üyesi milletvekillerinin “Kara para arıyorsanız Reza Zarrab’a bakın” demesi bu açıdan manidar. 17 Aralık şüphelisi Reza Zarrab, 2008 yılından itilbaren Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun (MASAK) takibinde olan ve raporlarına giren bir işadamıydı. Aynı zamanda Kurul’un 1 numaralı gündem maddesiydi. Öyle ki kurumun çaycısının bile adını bildiği bir şüpheli isimdi. 17 Aralık soruşturmasında, verdiği iddia edilen rüşvetler hem fiziki takiple görüntülü olarak hem de teknik takiple sesli olarak belgelenmişti. Hakkında binlerce sayfalık delil ve itiraflar olan ve adeta suç üstü yakalanan Zarrab için dönemin başbakanı Tayyip Erdoğan, “Hayırsever” ifadesini kullanmıştı.
     17 Aralık fezlekesine giren bilgilere göre Zarrab’ın Türkiye’de kurdurduğu paravan şirketlerin hesabına 2009-2012 yılları arasında 87 milyar euro aktarılmıştı. Maliye müfettişlerinin tespitlerine göre, paraların
hiçbir ticaret ve faturalandırma olmaksızın karşılıksız transfer edilmişti. Üzerine paravan şirket kurulan isimlerden biri Adem Karahan’dı (Gelgeç). Zarrab’ın kuryesi Karahan, Temmuz ayında Cumhuriyet gazetesine verdiği röportajda kara para trafiğini, hayali altın ticaretini detaylarıyla anlatmıştı: “Yılda 18 katrilyonluk 200 ton altını yurtdışına çıkardık. 2012-13 yılları arasında yurtdışına 200 ton altın çıkardık. O yıla kadar sadece para transferi yapılıyordu. O tarihten sonra her gün 1 ton altın çıkışı yapıldı. Bir grup akşam 19.30’da uçakla 500 kilo altını çıkarıyor, diğer grup da gece 24.00 ve sonrasında 500 kilo altın çıkarıyordu. Dubai üzerinden İran’a 20 milyarlık altın gitti. Paranın yüzde 4’ü siyasilere, yüzde 4’ü de Zarrab’a kalıyordu. Sorun çıkarsa bakanlar çözüyordu. Muammer Güler’in bir yakını vasıtasıyla ona ulaşıp Egemen Bağış ve Zafer Çağlayan ile birlikte sorunlar çözülüyordu. Hatta bu kişilere çeşitli hediyelerin dışında milyon dolarların da gittiği şirkette konuşuluyordu”
     17 Aralık fezlekesinde Zarrab’ın hayali ticaretleri de sayfalar tutuyordu. Dubai’den İran’a hayali gıda ve ilaç ticareti yapıyor gibi sahte evraklar hazırladığı ortaya çıkmıştı. Halkbank üzerinden yapılan bu hayali ticaretler arasında, hiç buğday yetişmeyen Dubai’den buğday ihraç ediliyormuş gibi evrak tazmin edilmesi de vardı. 50 ton kapasitelik gemide 150 ton mal taşınmış gibi evrak hazırlanmıştı. Bu sahte işlemleri farkeden Halkbank yönetimi, Zarrab’ı, “Göz yumuyoruz diye işin suyunu çıkarmayın” diye uyarmıştı. Bu konuşmalar da mahkeme kararı ile yapılan telefon dinlemelerine takılmıştı. AHMET DÖNMEZ, 28 Ekim 2015

http://ahmetdonmez.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/digg_48.png http://ahmetdonmez.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://ahmetdonmez.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://ahmetdonmez.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://ahmetdonmez.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png
Devamı

‘İpek de Zarrab gibi AKP’lilere rüşvet verse bunlar olmazdı’

abMuhalefet, Koza İpek Grubu’nun şirketlerine hiçbir delil olmaksızın yöneltilen kara para suçlamasına tepki gösterdi. Hakkında takipsizlik verilen 17 Aralık şüphelisi Reza Zarrab’ı hatırlatan eski CHP Milletvekili Ali Özgündüz, “Kara para arıyorlarsa Zarrab’a baksınlar. Akın İpek de biat etseydi bunların hiçbirisi olmayacaktı.” diye konuştu.

Koza Grubu’na bağlı şirketlere el konulma kararında hiçbir delil olmaksızın kara para suçlaması yöneltildi. Kayyum atama gerekçeleri arasında bu iddiaya da yer verildi. Bu duruma tepki gösteren muhalefet, takipsizlik verilen 17 Aralık şüphelisi Reza Zarrab’ı hatırlattı. 4 bakan için Meclis’te kurulan Soruşturma Komisyonu üyelerinden eski CHP Milletvekili Ali Özgündüz, “Kara para arıyorlarsa Zarrab’a baksınlar.” dedi. Zarrab’ın suç yoluyla elde edildiği belgelenen mal varlığına tedbir konulduğunu ama dönemin başbakanı Erdoğan’ın karşı çıktığını hatırlattı.

İPEK, KARA PARA İLE İLİŞKİLENDİRİLEMEZ

Yine TBMM Soruşturma Komisyonu üyelerinden eski CHP İzmir Milletvekili Erdal Aksünger de Zarrab’ın kara para ilişkilerini anımsattı. “17 Aralık’ta her şey bariz bir şekilde ortadaydı. Yargı, suçtan elde edilmiş paralara el koymuştu ama sonra bu iktidar kendi elleriyle paraları faiziyle iade etti.” dedi. 17-25 Aralık dosyalarını geçen dönem Meclis’te en fazla gündeme getiren isimlerden eski MHP Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu da, “Zarrab’ın kurmuş olduğu menfaat çarkı, rüşvet düzeni bütün bilgi ve belgeleriyle ortaya kondu. Sahte belgelerle nasıl ithalat ve ihracat yaptıkları, bu çarka göz yuman siyasetçi ve kamu görevlilerinin rüşvetle beslendikleri gayet açık ve net. Ama İpek Grubu’nun böyle bir kara para ile ilişkilendirilmesi elimizdeki bilgilerle mümkün değil.” tepkisini gösterdi.

İPEK BİAT ETSE BUNLAR YAŞANMAZDI

Ali Özgündüz, Zarrab’ın kurduğu iddia edilen kara para ve rüşvet ağına dikkat çekerken, “Zarrab sonuçta rüşvetle AKP’li bakanları besleyen birisi. İpek de besleme yapsa, mama verseydi herhâlde başına bunlar gelmezdi. Biat etseydi bunların hiçbirisi olmayacaktı.” yorumunu yaptı. Kendisi de bir savcı olan Özgündüz, yargı camiasına sert tepki göstererek, “17 Aralık’ta Zarrab’ın şoförünün ve kuryesinin itirafları vardı. Deliller vardı. Rüşvetten elde edilen para zaten suçtan kaynaklı mal varlığıdır. El konması gerekirken dosyayı apar topar kapatıp parayı da faiziyle iade eden yargı şimdi böyle bir işlem yapıyor. Bu, tuzun kokmasıdır. Burada acı olan yargının siyasetin dümen suyuna girmesidir.” dedi.

EL KOYMA HUKUKSUZ

17-25 Aralık’ta yandaş işadamlarının mal varlığını koruyabilmek için CMK’da değişiklik yapıldığını hatırlatan Özgündüz, şöyle devam etti: “17-25 Aralık sonrası ihaleye fesat karıştırma, suçtan kaynaklı mal varlığını aklamaktan dolayı AKP’nin yandaş müteahhitlerinin mal varlığına tedbir konulunca ortalığı velveleye vermişlerdi. Ceza Muhakemeleri Kanunu’nda değişiklik yaparak bu tür olaylarda mal varlığına el konulabilmesi için MASAK’ın raporunu zorunlu kıldılar. Şimdi kararda MASAK raporu yoksa bu yapılan tamamen hukuka aykırıdır.” ZAMAN, 30 Ekim 2015

Haberin linki: http://www.zaman.com.tr/politika_ipek-de-zarrab-gibi-rusvet-verse-bunlar-olmazdi_2324757.html

http://ahmetdonmez.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/digg_48.png http://ahmetdonmez.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://ahmetdonmez.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://ahmetdonmez.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://ahmetdonmez.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png
Devamı

‘Mükemmel’ İpek’e gasp; batık yandaşa kıyak

aaDevlete tek kuruş vergi borcu bile olmadığını açıklayan işadamı Akın İpek’in şirketlerine anayasa ve tüm kanunlar çiğnenerek kayyum atandı. Karar, bilirkişinin raporunda şirketin ‘mükemmel’ olduğunu belirtmesine rağmen verildi. Medyasına el kondu, TV ekranı karartıldı. Bir tarafta böyle bir dram yaşanırken diğer yanda yandaş işadamlarının sürdüğü sefa dikkatlerden kaçmıyor. Onlardan biri de kamu bankalarından aldığı kredileri ve özelleştirmeden aldığı şirketleri batıran Yıldızlar SSS Holding.

Saray’a ve parti yönetimine yakınlığıyla bilinen holdingin Ankara’daki binası, bugünlerde adeta AKP Genel Merkezi’ne dönmüş durumda. Binanın girişi Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun dev fotoğrafları, parti bayrakları ve amblemleri ile süslü. Ağustos 2015 itibarıyla firmanın sadece Halk Bankası’na 1 milyar 142 milyon lira borcu var. Diğer bankalara toplam borcu ise 3,2 milyar lirayı buluyor. Holdingin batık kredileri, Sayıştay’ın son 2014 raporlarına da girdi. Sayıştay, Halkbank Genel Müdürü iken verdiği krediler sebebiyle Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Hüseyin Aydın hakkında soruşturma açılmasını istedi.

HALKBANK’TA BATIK SIKINTISI

3. havalimanı müteahhitlerine 1 milyar Euro kredi vereceğini duyuran Halk Bankası’nın başı, bu batık kredilerle dertte. Sayıştay denetçileri, holdingin mali yapısının kredi vermeye müsait olmadığı biline biline üst üste krediler verilerek bankanın zarara uğratıldığını tespit etti. İddialara göre AKP’den üst düzey isimler banka yönetimine baskı yaparak yandaş işadamını finanse etti. Kredilerin altında imzası olan isimse dönemin genel müdürü olan Hüseyin Aydın. Sabah-ATV için kurulduğu öne sürülen havuz işadamları da Aydın’ın başında olduğu Ziraat Bankası’ndan kredi almıştı.

Sayıştay raporuna göre Hüseyin Aydın’ın başında olduğu Halk Bankası Yönetim Kurulu, 28 Eylül 2011 tarihinde holdinge 250 milyon dolarlık limit tahsis etti. Bu limitler dahilinde kullandığı krediler sebebiyle firmanın 241 milyon dolarlık nakit riski varken 3 ay sonra bu defa 490 milyon dolar tutarında yeni limit tahsis edildi. Verilen krediler karşılığında sadece 197 milyon liralık ipotek ve rehin alındı. Holdingin 340 milyon liralık 1299 adet karşılıksız çeki ve 10 milyon liralık 173 adet protesto edilmiş senedi bulunuyordu. Ayrıca firma hakkında toplam 289 adet icra takibi vardı. Firmanın özelleştirmeden satın aldığı Osmangazi Elektrik Dağıtım AŞ’nin yönetimine EPDK tarafından 2013 yılında el konulmuştu.

BANKA NEDEN BEKLİYOR?

Holdingden olan alacaklar tahsil edilemeyince banka yönetimi, 30 Eylül 2014 tarihinde alacaklarını takipteki krediler hesabına aktardı. Fakat buna rağmen 29 Temmuz 2015 tarihine kadar herhangi bir hukukî işleme başlanmadı. Bu 9 aylık süre içinde holdingin malvarlığını hukukî takipten kaçırmak için işlem yapıp yapmadığı bilinmiyor. Ağustos 2015 itibarıyla firmanın sadece Halk Bankası’na 1 milyar 142 milyon lira borcu var. Ayrıca firmanın diğer bankalara toplam 3,2 milyar lira borcu bulunuyor. Bankanın alacağı tahsil etmek için niye beklediği bilinmiyor. İddialara göre yasal takibe geçilmemesi için siyasilerden banka yöneticilerine baskı geldi. Ancak son dönemde AKP iktidarı bürokratlarını satmaya başlayınca, yasal takibe izin verildi.

Yıldızlar Holding, AKP döneminde sağlanan kredilerle özelleştirme kapsamındaki Eti Gümüş, Gediz Elektrik Dağıtım Şirketi ile Osmangazi Elektrik Dağıtım Şirketi’ni almıştı. Ancak Osmangazi Elektrik’i batırmış ve şirkete EPDK tarafından el konmuştu. ZAMAN, 30 Ekim 2015

Haberin linki: http://www.zaman.com.tr/ekonomi_mukemmel-ipeke-gasp-batik-yandasa-kiyak_2324787.html

http://ahmetdonmez.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/digg_48.png http://ahmetdonmez.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_48.png http://ahmetdonmez.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_48.png http://ahmetdonmez.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_48.png http://ahmetdonmez.com/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_48.png
Devamı